Bir şirket konkordato ilan ettiğinde ilk cümle çoğu zaman şudur: “Artık zaman kazandık.” Doğrudur. Fakat zaman kazanmak ile şirketi iyileştirmek aynı şey değildir.

Mahkeme kararı zaman kazandırır. O zamanı iyileşmeye dönüştüren ise doğru veri, gerçekçi nakit akışı, güçlü iç kontrol ve hesap verebilir yönetimdir.

Konkordato projesi bir temenni metni değildir

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun konkordatoya ilişkin hükümleri; borçlarını vadesinde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi bulunan borçluya yeniden yapılandırma imkânı tanır. Ancak bu imkân, yalnızca “ödeyeceğiz” beyanına dayanmaz.

Ön projede borçların hangi oran ve vadede ödeneceği, gerekli kaynağın nasıl sağlanacağı ve teklifin alacaklı bakımından ne sonuç doğuracağı açıklanmalıdır. Mali tablolar, nakit akışı, varlık ve borç listeleri ile karşılaştırmalı veriler de bu iddiayı desteklemelidir.

Kısacası proje, yönetimin iyi niyetini değil; şirketin ödeme kabiliyetini ölçülebilir biçimde ortaya koymalıdır.

Asıl sınav mühlet kararından sonra başlar

Mühlet kararı, geçmişte oluşan yönetim sorunlarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Zarar eden ürün aynı şekilde üretiliyorsa, tahsilat disiplini kurulmadıysa, şirket kasası ile ortak harcamaları ayrılmadıysa ve raporlar hâlâ gecikmeli hazırlanıyorsa sorun yalnızca ertelenir.

Bu nedenle konkordato sürecindeki bir şirketin günlük yönetimi, normal dönemden daha gevşek değil; daha sıkı olmak zorundadır. Her ödeme gerekçeli, her tahmin doğrulanabilir, her sapma açıklanabilir olmalıdır.

Yönetimin cevaplaması gereken beş soru

Nakit akışı en az 13 haftalık görünümle hazırlanıyor ve her hafta fiilî sonuçlarla güncelleniyor mu?
Satış tahminleri; sipariş, kapasite, fiyat ve tahsilat verileriyle doğrulanabiliyor mu?
Kârlı görünen işlerin gerçekten nakit üretip üretmediği ürün, müşteri ve proje bazında izleniyor mu?
Stok, cari hesap, banka, çek-senet ve vergi yükümlülükleri aynı raporlama kesiminde uzlaştırılıyor mu?
Her iyileştirme tedbirinin sorumlusu, takvimi, ölçütü ve sapma hâlinde uygulanacak alternatif planı belli mi?

Konkordato planını en çok ne zayıflatır?

Sahada en sık karşılaşılan sorun, rakamların gerçeği değil beklentiyi anlatmasıdır. Aşırı iyimser satış tahminleri, tahsil edilemeyecek alacakların nakit kabul edilmesi, stokların olduğundan değerli gösterilmesi veya faaliyet zararının geçici sayılması projenin güvenilirliğini zedeler.

Bir diğer kritik hata, konkordatoyu yalnızca hukuk ve muhasebe dosyası olarak görmektir. Oysa süreç; üretimden satın almaya, satıştan tahsilata, insan kaynağından yönetim raporlamasına kadar şirketin tamamını kapsayan bir dönüşüm programıdır.

90 günlük iyileşme ve kontrol planı

01
İlk 30 gün

Veriyi doğrulayın

Banka, kasa, cari, stok, sipariş, borç ve alacak kayıtlarını aynı tarih itibarıyla uzlaştırın. Yönetim kararını tahmine değil, doğrulanmış mali fotoğrafa bağlayın.

02
31–60 gün

Nakit kaçağını durdurun

Zarar üreten ürünleri, kontrolsüz giderleri, tahsilat gecikmelerini ve şirket dışına çıkan kaynakları görünür kılın. Yetki ve ödeme sınırlarını yeniden kurun.

03
61–90 gün

Projeyi stres testine alın

Satış düşüşü, maliyet artışı ve tahsilat gecikmesi senaryolarında ödeme planını yeniden çalıştırın. Tek senaryoya dayanan proje yerine dayanıklı bir iyileşme modeli oluşturun.

Komiser bakışı neden önemlidir?

Konkordato komiserinin görevi şirket adına iyimser bir hikâye yazmak değildir. Kayıtları, faaliyet sonuçlarını, projenin gerçekleşme ihtimalini ve sürecin gidişatını bağımsız bir gözle değerlendirmektir. Bu nedenle yönetimin en güçlü savunması söz değil; düzenli veri, izlenebilir karar ve kapanan aksiyondur.

Gerçeği saklayan raporlama kısa süreli rahatlık sağlar; fakat şirketin iyileşme şansını azaltır. Sorunu erken ve doğru gösteren raporlama ise zor kararları zamanında aldırır.

Konkordato şirketi saklamaz; şirketi görünür kılar.

Gerçek borcu, gerçek nakdi, gerçek operasyonel kapasiteyi ve yönetimin kontrol gücünü ortaya çıkarır. Başarılı bir süreç; süre istemekle değil, kazanılan her günü ölçülebilir iyileşmeye çevirmekle mümkündür.

Hukuki çerçeve ve bilgilendirme

Yazı; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 285 ve devamı maddeleri ile Konkordato Komiserliği ve Alacaklılar Kuruluna Dair Yönetmelik esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın hukuki ve mali şartları ayrıca değerlendirilmelidir.

İcra ve İflas Kanunuİlgili yönetmelik