Satışlar artıyor. Gelir tablosunda kâr görünüyor. Buna rağmen ay sonunda maaş, vergi veya tedarikçi ödemesi için kaynak arayan şirketler var.
Bu tablo ilk bakışta çelişkili gelebilir. Oysa açıklaması çoğu zaman basittir: Şirket satış yapmıştır, fakat satışın nakdi henüz kasaya girmemiştir. Büyüme daha fazla stok, daha uzun müşteri vadesi ve daha yüksek günlük gider gerektirir. Bunlar planlanmadığında şirket, kârlı görünürken ödeme yapmakta zorlanabilir.
Kâr ile nakit aynı anda oluşmaz
Vadeli satış yaptığınızda gelir kayda girer. Müşterinin ödemesi ise haftalar veya aylar sonra gelebilir. Bu süre içinde hammaddeyi, personeli, kirayı ve diğer giderleri ödemeye devam edersiniz.
Satış artacak beklentisiyle stok büyütüldüğünde nakdin bir bölümü depoda bekler. Ürün satılsa bile tahsilat gecikiyorsa bu kez nakit alacak hesaplarında kalır.
Bu nedenle yönetimin yalnızca “Ne kadar sattık?” ve “Ne kadar kâr ettik?” sorularını sorması yetmez.
Bu satışın parasını ne zaman tahsil edeceğiz? O güne kadar ödemeleri hangi kaynakla karşılayacağız?
Nakit açığı nerede oluşuyor?
Sorunu görmek için üç süreyi birlikte izleyin:
Stok süresi
Ürün veya hammadde ne kadar süre elde bekliyor?
Tahsilat süresi
Satışın bedeli kaç günde şirkete giriyor?
Ödeme süresi
Tedarikçiye kaç günde ödeme yapılıyor?
Şirket ürünü uzun süre stokta tutuyor, müşteriden geç tahsil ediyor ve tedarikçiye erken ödüyorsa aradaki boşluğu kendi nakdiyle finanse eder. Satış hacmi büyüdükçe bu boşluğun maliyeti de büyür. Daha fazla ciro, kendiliğinden daha rahat bir kasa anlamına gelmez.
Yönetimin haftalık görmesi gereken tablo
Nakit yönetimi yalnızca banka bakiyesine bakmak değildir. Bankadaki para bugünü gösterir; yaklaşan ödeme ve tahsilatlar önümüzdeki haftaları gösterir. Kısa vadeli nakit görünümünde şu bilgiler birlikte değerlendirilmelidir:
Tahsilat tahminini satış hedefiyle karıştırmayın. Sipariş alınmış olması, faturanın kesilmiş olması ve paranın tahsil edilmesi farklı aşamalardır.
Büyümeyi nakitle birlikte yönetin
Nakit sıkışıklığı görüldüğünde ilk refleks çoğu zaman yeni kredi aramak olur. Finansman bazen gereklidir. Ancak önce nakdin neden sıkıştığı anlaşılmalıdır. Yavaş dönen stok azaltılmadan, geciken alacaklar takip edilmeden ve zarar üreten satış koşulları düzeltilmeden alınan kredi, sorunu yalnızca ileri bir tarihe taşıyabilir.
Yönetim her büyük satış kararında şu üç soruyu birlikte sormalıdır: Bu iş kârlı mı? Ne zaman nakde dönüşecek? O tarihe kadar nasıl finanse edilecek?
Kârlılık performansı, nakit faaliyetleri sürdürme gücünü gösterir.
Sağlıklı büyüme, ikisini birlikte yöneten şirketlerde mümkündür.
— Figen Beyazağaç Gül
Uzman Denetmen – FBG